nuryuzlum's profilenuryuzlum adlı kullanıcı...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    June 25

    HAKİKAT DAMLALARI-2

    04xk7ab7

    HAKİKAT DAMLALARI-2 

     

    Ne nikbin ne de bedbin, bizim mesleğimiz hakikatbin olmaktır.
    ***
    Süvari attan anladığı gibi, küheylan da yiğitten anlar.
    ***
    Seleflerimizden bazıları sadece namazı kaçırınca değil, namazda duyulması gereken bir manayı kaçırınca da o namazı kaza ederlermiş.
    ***
    Dua ya da müzakere halkasının dışında kalanlar, dışta kalmış sayılırlar; -hafizanallah- zamanla heyetten de kopup ayrılırlar. Halkanın içinde bulunanlar ise, Allah Teâlâ'nın bütün halkaya teveccühü ölçüsünde sevaptan nasipdar olurlar.
    ***
    Evrâd u ezkâr, i'lâ-yı kelimetullah yolunda mücahede eden bir mü'minin en önemli zâd ü zahîresi; Allah Teâlâ ile münasebetinin de emaresidir.
    ***
    Her mahalle başına bir polis dikeceğinize, her kalbe mehafetullah gibi bir yasakçı koysanız, suça karşı daha caydırıcı bir tedbir almış ve emniyeti daha kolay temin etmiş olursunuz.
    **
    Tesirsizlik bir eksikliktir; fakat, müessir olamamadan dolayı vazifeyi terketmek ondan daha büyük bir nakîsedir.
    ***
    Bir irşat erinin başkaları üzerindeki müessiriyeti Cenâb-ı Hak'la münasebetiyle doğru orantılıdır.
    ***
    Dua halkaları, kalbî ve rûhî hayata sıçrama faslı gibidir.. herhangi bir halkada gönüllerini göklere bağlamış ve kendilerini uhrevîliklere salmış zâkirler, ötede kim bilir ne kevserler ne kevserler içeceklerdir.
    ***
    Toplumun ıslahı için tek tek fertlerin salâha erdirilmeleri şarttır; aksi halde, eczası günahlardan mürekkep parçalardan, sıhhatli bir bünyenin meydana gelmesi mümkün değildir.
    **
    Farz olan i'lâ-yı kelimetullah yolunda yaptığınız her hayırlı iş size farz sevabı kazandırır. Binaenaleyh, eğer istişarî toplantılarınız bu gayeye matufsa, orada da farz sevabı kazanırsınız..

    M.FETTULLAH

     

    imkansız ask


    046ed58b57e547d59ebec78nl2
     
    Süre gelen zaman, akıp giden şehirler, üzerime geliyorlar..
    Fikrim kollarında ölmek...
    Nutkum susmak...
    Gözlerim ise ağlamaktan yana...



    Sabahları hiç olarak kalktım yatağımdan..
    Aşk yoktu yüreğimde artık,sadece yatağımdaki gözyaşlarım kalmıştı..
    İmkansızdı herşey artık..
    Çıkmaz sokağa girmiştik uzun yolculuktan sonra..
    Dönemezdik...
    Göremezdik...
    Gülemezdik...
    Ve tekrar sevemezdik...



    İmkansız aşktı bu..
    Ağlamak imkansızdı..
    Gülmek imkansız..
    Tekrar aşık olmak imkansızdı...
    Belki başka birini severiz diyerek avuttuk birbirimizi..
    Severek çoğalmayı denedik..
    Sevdik sonunda..
    Fakat imkansızı sevdiğimiz kadar sevemedik nicelerini...



    Ellerimiz kavuşamayacak diye oturup şiir yazdık birbirimize..
    Tarihi geçmiş zamanlara küfür ederdik..
    Sonra ayrılık dört bir taraftan saldırıverdi bize..
    Biz yenilirdik, savaşı kaybederdik..



    'Okyanuslar ağladı, güneş ağladı,yağmur ağladı gece ağladı bu ayrılığa..
    -Ve biz ağladık imkansızlığa...'



    Sabah olurdu,güneş doğardı yüzümüze..
    Biz kıyamet sanardık günü..
    Yan yana gelemezdik bir türlü..
    Uzaktan severdik tenimizi..
    Gece olur ağlardık..



    'Sabahları neşe ile kalkmak, güleç yüzümüze seslenmek imkansız...
    Randevu saatine geç kalmak imkansızdı bizim aşkımızda..



    Saç telimize duygular yüklerdik..
    Seviyor,sevmiyor derdik birbirimize..
    Bilirdik imkansızı,ses çıkarmazdık yeni ufuklara..
    Ağzımız kururdu,öpüşürdük saf su ile..
    Sanardık ki Dudaklarımız birbirine değdi...
    Kandırırdık kendimizi öylece...



    Kusardık,isyan ederdik sessizliğe..
    Dayanamaz,arardık tanıdık kokuları..
    Zaman ilerler biz sesimize hasret kalırdık imkansızlıkta..
    Doyamadığımız tenden vazgeçip sese muhtaç olurduk..
    İmkansızdık başlı başına ...



    Koşan bir rüzgar olup savrulurduk..
    Bir o tarafa,bir de bu tarafa..
    Göremezdik gözyaşlarımızı..
    Çünkü biz hep imkansızdık bu hayatta